Bursa Şehir Hastanesi depreme dayanıksız iddiası

Sarıbal, “Deprem kader değil. Bilimle akılla depremin risklerini azaltabiliriz. Deprem sonrası yıkıntıların altında kalmış insanları kurtarmak önemli elbette ama asıl önemli olan depreme dayanıklı binalar yaparak canların beton yığınlarının altına girmesini önlemektir” dedi.

Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, İzmir depremiyle sonrası tartışmalara konu olan depreme dayanıklı yapılarla ilgili görüşlerini aktardı. “Depremin kader olmadığını biliyoruz. Bilimle akılla depremin risklerinin giderileceğini biliyoruz.  Geldiğimiz noktada ne yazık ki depremden sonra yitirdiğimiz canları o enkazdan çıkararak övünen bir yönetim biçimine, bir anlayışa hakim olan bir ülke, bir toplum haline döndük” diyen Sarıbal, deprem olduğunda binaların zarar görmeyecek biçimde yapılmasını sağlayacak bir mekanizmayı kurmamız gerektiğini belirtti.

Bursa Şehir Hastanesi

Sayıştay’ın raporlarında devlet tarafından yapılan bina, yol, köprülerin depreme dayanıklı yapılmadığına ilişkin uyarılarda bulunduğunu belirten Sarıbal, “Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, devletin bir kurumu uyarıyor, devletin diğer kurumu ona uymuyor, bildiğini yapıyor” dedi. Sarıbal, şunları söyledi:

“Sayıştay Raporlarında Türkiye’de yapılan bina, yol köprü, benzeri birçok alanda Sayıştay’ın uyarıları var. Bu uyarılardan bir tanesi de daha yeni açılan Bursa Şehir Hastanesi ile ilgili.

Deprem etkinliğini azaltan bir sistem olan deprem izolatörlerinin bir kısmının yapılmadığını Sayıştay tespit etmiş. Yani depremin etkilerini azaltmaya dönük ekipmanların projede olmasına rağmen o binada yapılmadığını ortaya koymuş.

Yine aynı hastaneye bağlı olan Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri bölümünde, projede kat yüksekliğinin 5 metre olmasına rağmen, bodrumlarda 3,9 metre, birinci ve ikinci katlarda ise 4,2 metre düzeyinde yapıldığı tespit edilmiş. Yine şartnameye göre 37 jeofizik profil serimi yapılması gerekirken 10 tane yapılmıştır.

Sayıştay da devletin kurumu, Meclis adına bir inceleme yapıyor. Soruşturma yürütüyor. Öbür taraftan da devlet şehir hastanesi yapıyor ama şartnameye uymuyor.

Binalar yıkıldıktan sonra, canlar enkaz altında kaldıktan sonra, canları kurtarmanın bir başarı öyküsü olarak elbette kıymetli ama asıl deprem olduğunda o binanın yıkılmaması, canların o binaların, o beton yığınlarının altında kalmamasıdır.”