Çağımızın En Yaygın Sağlık Sorunu: Obezite

Şişmanlık ya da tıbbi olarak Obezite olarak ifade edilen durum; Dünya Sağlık Örgütünün tanımı ile vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesidir. ABD Ulusal Kalp Akciğer ve Kan Enstitüsünün tanımına göre ise obezite, karmaşık çok nedenli ve süreğen olan kalıtım ile çevre şartlarının etkileşiminden oluşan bir hastalıktır. Her iki tanımda da obeziteden bir hastalık olarak bahsedilmektedir. Yine Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Obeziteyi; ‘Vücut ağırlığının olması gerekenden daha fazla olmasıdır’ şeklinde tanılar. Bu durumda yağ dokusunun oranı diğer dokulara göre artmıştır. Dünya’da son 10 yılda obezite oranı %33 artmıştır. 20 yıl içinde dünyadaki en önemli sağlık sorunu olması beklenen obezite, birçok hastalığa neden olmakta ya da zemin hazırlamaktadır. Bu hastalıkların başında Metabolik Sendrom, Diyabet, Kalp damar hastalıkları, Polikistik Over Sendromu gibi hastalıklar gelmektedir.

Şişmanlık, klinik muayeneler, boy ve ağırlık ölçüleri alınıp bununla ilgili standartlarla kıyaslanması, deri kalınlığının ölçülmesi gibi yöntemlerle saptanır.

Bir kişinin vücut ağırlığı beden kitle indeksi ile ilgili standart değerler kullanılarak hesaplanır.

Beden Kitle İndeksi (BKİ ) = Vücut Ağırlığı (kg) / Boy (m²)

BKİ (kg/ m²) <19.9 Zayıf

20.0-24.9 Normal

25.0-29.9 Hafif şişman

>30.0 Şişman

Artık günümüzde şişmanlık bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Çünkü şişmanlık çeşitli yönlerden bireyin sağlığını etkilemektedir.

Bu nedenle bu endekslerdeki sınırların üzerindeki bireylerin fazla kilolarını vermeleri gerekir.

Neden kilo alırız ve vücudun bazı bölgeleri daha fazla yağlanır?

Şişmanlık uzun süren bir enerji dengesizliği sonucudur.

Bunun belli başlı nedenleri:

  1. Fazla yeme,

  2. Fiziksel hareketlerin azlığı,

  3. Psikolojik bozukluklar,

  4. Metabolik ve hormonal bozukluklardır.

Bunlar içerisinde en sık en yaygın olanı fazla ve dengesiz beslenmedir. Genetik etkenler ve fiziksel hareketsizlik hem şişmanlıkta hem de bölgesel yağlanmada önemli faktördür.

Araştırmalarda normal anne babanın çocukları arasında şişmanlık %8-9 iken, anne-babadan birinin şişman oluşunda çocuklardaki şişmanlık sıklığının % 40’a, her ikisinin de şişman oluşunda %80’e çıktığı belirtilmiştir. Yalnız, bu durumun kalıtımsal bir değişkenlikten çok, ailenin beslenme alışkanlığından ileri geldiği sanılmaktadır. Genellikle evde pişirilen yemeklerin enerji değerinin yüksek oluşu, ailenin bütün bireylerinin fazla enerji tüketmesine yol açmaktadır. Genellikle hareketsiz kimseler, hareketli olanlar kadar yemektedirler.Bu durumda, hareketsiz olanların enerji dengesi bozulmaktadır. Ağır işte çalışanlar arasında şişman kimselere çok az rastlanmasına karşılık, oturarak iş gören memurlar ve ev kadınlarında şişmanlığın sık görülmesi, fiziksel hareketlerin, vücut ağırlığı üzerine etkisini açık olarak göstermektedir.

Obezite; tüm bu faktörler ve genetik özelliklerinde etkisi ile vücutta yaygın bir yağlanma ve bazı vücut bölgelerinde aşırı birikimler olarak kendini gösterebilmektedir.

Bölgesel zayıflama ne demektir?

Bölgesel zayıflama vücudun göbek, bel, basen gibi belli bölgelerinde birikmiş yağların azaltılması için kullanılan yöntemlerdir. Daha önce belirttiğim gibi bireylerin genetik yapısına, beslenme alışkanlıklarına ve hareket etme rejimlerine bağlı olarak yağlanma tüm vücuda eşit oranda dağılmaz ve belli bölgelerde birikebilir.

Yağ hücrelerini çevreleyen dirençli zar ve hücreler arası güçlü bağlardan dolayı bu tip yağ birikmiş bölgeler diyet ve sporla ancak belli bir noktaya kadar inceltilebilir.

Bölgesel incelme yöntemleri ile yağ hücrelerinin kırılarak ve küçültülerek yağın katı halden sıvı hale geçirilmesi amaçlanmaktadır. İhtiyaç olan bölgede yapılan bölgesel zayıflama uygulaması neticesinde sıvılaşan yağlar vücut dolaşım sistemine katılır ve vücut tarafından yakılabilir hale gelir. Başarılı bir uygulama sonucunda işlem yapılan bölgenin inceldiği ve vücut çevresinin azaldığı gözlenir. Sıvılaşarak dolaşım sistemine katılmış yağlar diyet ve egzersiz yöntemleri ile rahatlıkla enerjiye dönüştürülebilir.

Doğum sonrası, karın bölgesindeki yağlanma, bel bölgesinde yağlanma için ne yapılabilir? Ne tür program uyguluyorsunuz?

Doğum sonrası bir çok kişi fazla kilolarını verse bile  karın ve bel bölgesindeki kiloları veremediğini belirterek bize baş vurmaktadır. Hem doğum sonrası hem de başka nedenlerle biriken yağlanmalarda biz kombine bir metod uyguluyoruz. Hem soğuk hem de sıcak yağ parçalama yöntemlerini uyguluyoruz. Bu sayede daha etkin ve hızlı bir sonuç alma imkanımız oluyor. Ayrıca gerektiğinde bu yöntemleri vakum drenaj, pressoterapi gibi ek yöntemlerle destekliyoruz. Bu programlar her birey için yapısına ve ihtiyacına göre belirleniyor. Bu tedavinin ilk ve bence en önemli kısmı. Bu konuda yeterli tecrübesi olan bir hekim tercih edilmeli mutlaka. Çünkü sorunu ve çözümü doğru belirlemeseniz sonuç almak imkansız olur. İkinci aşama uygulamalar için seçilecek cihazlar. Tabi ki bunlar için cihazlarınızın uygun ve yeterli olması gerekiyor. Maalesef piyasada çok fazla ve etkinliği kanıtlanmamış cihaz var. O nedenle başvuracağınız merkezdeki cihazlar hakkında mutlaka bilgi edinin.

Sonuç olarak kilo kaybının, sağlıklı bir yaşam için ilk adım olduğunu unutmayınız.
Özellikle karın ve bel bölgelerindeki yağlanmanın azaltılması;

  • Şişmanlıkla ilişkili hastalıkların riskini,

  • Kan basıncını,

  • Kan şekerini,

  • Kan yağlarını (kolesterol ve trigliseridleri),

  • Erken ölüm riskini azaltır.

  • Kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.

Mutlu ve Sağlıklı günler dilerim.