Erdoğan’ın başdanışmanı yerden yere vuruldu

Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın sunduğu TekeTek programında, koronavirüse karşı adaçayı ve ebegümeci önerisinde bulunan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. İbrahim Saraçoğlu çok sert sözlerle eleştirildi.

Programda bilimin ciddiye alınmamasına kızan Fatih Altaylı ise “Hocam çok sinirliyim” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

Prof. Saraçoğlu, bugün yaptığı açıklamada, adaçayının boğaz enfeksiyonlarına karşı etkisi üzerine bilimsel yayınların bulunduğunu; ancak Covid-19’a ve diğer grip türlerine karşı adaçayı ile ebegümecinin birlikte kullanılması formülünün kendisine ait olduğunu kaydetmişti.

Bu sözlere canlı yayında salgın Türkiye’ye girdiği günden bu yanan mücadele eden ve aşı denemelerinde denek olan Prof. Dr. Necmettin Ünal çok sert tepki gösterdi.

“Bir muhterem zat çıktı” diyen Prof. Ünal, “Adaçayına ebegümeci katıp günde üç kez gargara önerdi. Bu noktadayız biz. Ama biz çıkıp aşı filan deyince Bill Gates’in adamı oluyoruz, faizlerden para alıyoruz, bilim adamı değil üçkâğıtçı oluyoruz ama ebegümeci diyen makbul adam oluyor. Ben bu işi çözmüş değiliz. Bu işi halkımıza anlatamadık. Anlatamadığımızın temel sonucu da sayıların ortada olması” ifadelerini kullandı.

Bu sözlere Fatih Altaylı da destek vererek, “Millet kendi zevkine göre imam arıyor” ifadelerini kullandı.

İşte o sözler:

BİR TEPKİ DE SAĞLIK BAKANLIĞINA

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük yeni tip Koronavirüs (Covid-19) verilerine isyan ederken, “Açıklanan rakam Türk halkıyla ve tüm toplumla dalga geçer gibi, 3819 hastayı bizzat ben tanıyorum; devletimiz kimi kandırmak istiyor?” dedi.

Erdoğan’ın salgına karşı yeni kısıtlamalar getirildiğini duyurmasının ardından konuşan Altaylı, “Böylesine düşük rakamlar verilmesi, şu ana kadar uğraştığımız ve halkı da suçladığımız rehavetin temel sebeplerinden biri midir, değil midir? Bu önlemler, madem sayılar bu kadar az, niye bu önlemleri aldın dedirtmez mi?” şeklinde konuştu.

Altaylı, şu ifadeleri kullandı:

“Yüzde 20’lerin üzerinde bir PCR pozitiflik oranından bahsedildi. Böyle bakınca bugünkü test sayısı 156 bin olduğuna göre, PCR pozitif sayısının da yaklaşık 50 bin civarında olması gerekiyor. Ancak açıklanan rakam Türk hakıyla ve tüm toplumla dalga geçer gibi 3819. Ben sadece 3819 tane hastayı bizzat tanıyorum. Bunun hiçbir inandırıcılığı yok artık. Bu inandırıcı olmayan tabloyla devletimiz kimi kandırmak istiyor ve ne yapmak istiyor. Böylesine düşük rakamlar verilmesi, şu ana kadar uğraştığımız ve halkı da suçladığımız rehavetin temel sebeplerinden biri midir, değil midir? Bu önlemler, madem sayılar bu kadar az, niye bu önlemleri aldın dedirtmez mi?”

Bir cevap yazın