Gündem

Güçlü Toplumların Oluşumunda Liderlerin Rolü

VakıfBank Kültür Yayınları’nın yayımladığı “Güçlü Toplumlar Zayıf Devletler” isimli eserde, Amerikalı siyaset bilimci Joel S. Migdal, Üçüncü Dünya ülkelerindeki devlet-toplum ilişkilerini anlamak için bir dizi model ve teori sunuyor.

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Joel S. Migdal’ın “Güçlü Toplumlar Zayıf Devletler” isimli kitabını Türkçe olarak ilk kez okurla buluşturuyor. Kitap, neden bazı devletlerin liderlerinin vizyonlarını gerçekleştirmede daha çok, bazılarının ise daha az başarılı olduğu sorusuna yanıt arıyor. Üçüncü Dünya’da devletin rolüne daha önce bakılmamış bir perspektiften bakan yazar, toplum yapısının devlet kapasitelerini nasıl etkilediğini inceliyor.

5 örnek vaka

Kitabında her biri farklı alanlarda hem yüksek hem de düşük devlet kapasitelerinin dikkate değer örneklerini inceleyen Joel S. Migdal, liderlerin yönettikleri toplumdaki bireylerin arzu ettikleri şekilde davranmalarını sağlamak için devlet kuruluşlarını nasıl kullandıklarını gözler önüne seriyor. Devletlerin kapasitelerine ve eksikliklerine odaklandığını ifade eden yazar, “Devletler yönetmeye çalıştıkları insanların yaşamında gerçekten fark yaratırlar mı? Şüphesiz evet. En yeni devletlere sahip toplumların en uzak köşelerinde bile devletin personeli, kuruluşları ve kaynakları siyasal ve toplumsal manzaraları yeniden şekillendirmiştir. Toplumun bu hatları az ya da çok devlet liderlerinin öngördüğü gibi yeniden çizildi.” diyor.

Güçlü bir devlet yaratmanın şartları neler?

Üçüncü Dünya ülkelerindeki devlet-toplum ilişkilerini anlamak için bir kaynak olan kitabın birinci kısmı Üçüncü Dünya’yı oluşturan farklı ve karmaşık toplumları analiz etmeye yönelik bir yaklaşım ortaya koyuyor. İkinci kısım, gerek toplumsal kontrolün sağlanması gerekse dağılmasına yol açan nedenleri gözler önüne sermek amacıyla tarihin kritik bir dönemini derinlemesine inceliyor. Üçüncü kısımdaki analiz ise, devlet kapasitelerinin büyümesini engelleyen ve gelişen toplumsal kalıpların neden son nesilde tersine çevrilemediğini odağına alıyor.

“Bazı ülkelerin sömürge olmaktan çıkışı ve bağımsızlık deneyimleri özellikle göze çarptı ve bu ülkeler Üçüncü Dünya olarak bilinen şey boyunca uzandılar. Hindistan’daki sivil itaatsizliğin azimli başarısı, 1948’de Altın Sahili’ndeki karışıklıklar, Fransızların Vietnam’daki Dien Bien Phu’daki rezalet yenilgisi, Cemal Abdülnasır’ın sürpriz bir şekilde Süveyş Kanalı’nı millîleştirmesi ve devrimci Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (FLN) Fransa’nın son imparatorluk uzantısı olan Cezayir’deki savaşı, hepsinin geniş yankıları oldu.” diyen Joel S. Migdal, devletin kapasitelerinin nasıl anlaşılacağına ve bunların nasıl geliştirileceğine dair reçeteler sunuyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı