Eğitim

Mondelēz International’dan Kapsayıcılık ve Çeşitlilik Kapsamında Eğitime Destek

Mondelēz International, çocukların ve ailelerinin yaşamlarını iyileştirme global vizyonu kapsamında, Tohum Otizm Vakfı ve Türkiye Down Sendromu Derneği aracılığıyla eğitime destek oluyor.

150’yi aşkın ülkede faaliyet gösteren dünyanın önde gelen atıştırmalık şirketi Mondelēz International, en önemli pazarlarından biri olan Türkiye’de, küresel kapsayıcılık ve çeşitlilik anlayışı doğrultusunda Tohum Otizm Vakfı ve Türkiye Down Sendromu Derneği aracılığıyla eğitime erişimi kısıtlı otizmli ve Down sendromuna sahip çocukları destekleyerek, çocukların geleceğine katkı sağlamayı hedefliyor. Mondelēz International bu doğrultuda otizmli çocukların tek çareleri olan eğitim desteğine kavuşabilmeleri için Tohum Otizm Vakfı’na 300 seans eğitim, Türkiye Down Sendromu Derneği’ne de Down Sendromlu çocukların eğitiminde kullanılmak üzere 460 seans fizyoterapi, dil terapisi ve ergoterapi desteği sağlama kararı aldı.

“Global değerlerimiz doğrultusunda amacımız ülkemiz, tüm paydaşlarımız ve toplumun dezavantajlı kesimlerinin hayatına değer katacak çalışmalar gerçekleştirmektir” diyen Mondelēz International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, “Mondelēz International olarak büyümenin ve gelişmenin insanların refahı ile doğrudan bağlantılı olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz bireylerin ve toplulukların refahını güçlendirerek, çalıştığımız ve yaşadığımız toplulukları geliştirmek, insanlar ve gezegen üzerinde fark yaratmaya yardımcı olmak. Toplumların gelişmesinde en temel ihtiyaç ise eğitim. Bizler de Mondelēz International olarak Tohum Otizm Vakfı ve Türkiye Down Sendromu Derneği aracılığıyla, geleceklerini inşa ederken öğrendikleri her yeni bilgi ile hayatlarında daha iyilerini başarabileceğine inandığımız otizmli ve Down sendromuna sahip çocuklarımızın eğitimine katkı sağlamaktan ve ailelerine destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Otizmin bilinen tek çaresi, erken tanı ile yoğun, sürekli, özel eğitim!

Otizmli çocuklar için eğitimin önemine dikkat çeken Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Suat Kardaş; “Bugün doğan her 54 çocuktan 1’inin otizm tanısı aldığı tahmin ediliyor. Doğuştan gelen ve yaşamın ilk üç yılında fark edilen gelişimsel bir farklılık olan otizmin başlıca belirtileri arasında; başkalarıyla göz teması kurmamak, ismi söylendiğinde bakmamak, konuşmada gerilik, parmağıyla istediği şeyi gösterememek, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek, sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi ve takıntılı davranışlar sayılabiliyor. Ailelerin çocuklarında aynı yaştaki diğer akranlarından farklı davranışlar ve belirtiler gözlemleniyorsa vakit kaybetmeden otizm konusunda uzman bir çocuk ergen psikiyatristine başvurmaları gerekiyor. Otizmin günümüzde bilinen tek çaresi, erken tanı ve sürekli, yoğun, özel eğitimdir. Bilimsel araştırmalar, erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtilerinin kontrol altına alınabildiğini, becerilerinde gelişim sağlanabildiğini, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığını gösteriyor. Otizmli çocukların tek çareleri olan eğitime kavuşmalarını sağlamak için eğitim burs fonumuza katkıda bulunan Mondelez International’a teşekkür ederiz.” dedi.

Down Sendromlu Çocukların Bağımsız Bireyler Olması İçin Eğitim Çok Önemlidir!

Down sendromunda erken müdahalenin önemine dikkat çeken Türkiye Down Sendromu Derneği Genel Sekreteri Fulya Ekmen de şunları söyledi. “Bebeğin ilk ayından itibaren bir fizyoterapist ve bir eğitim uzmanı ile görüşerek gelişimi için nasıl bir yol haritası çıkarılması gerektiğinin öğrenilmesini tavsiye ediyoruz. Bebekle en fazla zaman geçiren ebeveynlerinin iletişim kurarken, giydirirken, beslerken, oynarken dikkat etmesi gereken noktaları öğrenmeleri gerçekten önemli. Down sendromlu bireylerin en yoğun desteğe ihtiyaç duyduğu konular ilk aylarda fizyoterapi ardından bireysel eğitimler ve 10. aydan itibaren ise dil ve konuşma desteğidir. Özellikle dil ve konuşma hem gelişim hem de uygun uzmana erişim açısından en zorlu kısımlardan biri oluyor. Dil gelişimi için bir müdahale programı oluşturmak ve bunu uzun yıllar düzenli şekilde takip ve revize etmek aileler için çok zorlayıcı olabiliyor. Şunu unutmamak gerekir ki Down sendromlu bireyler için sadece dil alanında değil tüm gelişim alanlarında, kişiden kişiye farklılık gösteren ihtiyaçlara göre eğitim ve hayat boyu öğrenme fırsatları yaratmak çok ama çok önemlidir.” Bu yüzden Down sendromlu kişiler için eğitim ve müdahale sadece fizyoterapi, bireysel eğitim, dil terapisi ve çocukluk dönemi ile sınırlı değildir. Hayat boyu öğrenme prensibi ile eğitim, yaşa ve ihtiyaca uygun olarak özenle planlanmalı, sabırla ve istikrarla uygulanmalıdır. Down sendromlu çocukların bağımsız yaşama ulaşmaları için çok önemli olan eğitime verdikleri destekten dolayı Mondelez International’a teşekkür ederiz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı