Ekonomi

Dünya Altın Konseyi: Bu Faktör, Altın Yatırımcılarını Piyasadan Kaçırıyor!

Piyasa analisti Neils Christensen’e göre yılın çoğu için, altının cansız performansı, Kuzey Amerika merkezli altına dayalı, borsada işlem gören fonlardaki çıkışlardan kaynaklandı. Bununla birlikte, Dünya Altın Konseyi’nden (WGC) gelen son veriler, Avrupa merkezli varlıklarda artan zayıflığı gösteriyor.

“Piyasa, tutarlı bir yükseliş momentumu bulmakta zorlanıyor”

Kriptokoin.com olarak bildirdiğimiz üzere, Perşembe günü yayınlanan bir raporda WGC, küresel altın destekli ETF’lerin geçen ay 15,2 tonluk çıkış gördüğünü söylüyor. Toplam holdingler şu anda Nisan ayından bu yana en düşük seviye olan 3.592 tonda bulunuyor. ETF’lerdeki çıkışlar, geçen ay altın fiyatlarının %4 düşmesine neden oldu. Analist, fiyatların 1.750 doların üzerinde desteği tutması nedeniyle piyasanın, tutarlı bir yükseliş momentumu bulmakta zorlandığını belirtiyor. Bu arada, Aralık altın vadeli işlemleri en son, %0,17 düşüşle ons başına 1.758,80 dolardan işlem gördü.

WGC Raporu’nda, 11,5 ton altının tasfiye edilmesiyle, çıkışlara Avrupa merkezli fonların öncülük ettiği belirtiliyor. Kuzey Amerika piyasalarında 6,6 tonluk çıkış gerçekleşti. Analistler raporda, değişen para politikalarının yatırımcıları altın piyasasından kaçmaya teşvik ettiğini kaydediyor:

Her iki bölgeden de çıkışlar, merkez bankalarının ileriye dönük sıkılaştırma politikasını duyurmasından kaynaklandı. Avrupa Merkez Bankası yalnızca pandemi kaynaklı acil satın alma programından, ABD Merkez Bankası ise dördüncü çeyrekte gelecek yıl da daha yüksek faiz artışı beklentileriyle birlikte tapering sinyalini verdi.

Adam Perlaky: Geçen ay küresel altın ETF çıkışları hızlandı

WGC, daha sıkı para politikaları beklentisiyle reel tahvil getirilerinin yükselmeye başlamasıyla, altın piyasasındaki fırsat maliyetlerinin daha da yükseldiğini kaydediyor. WGC’nin genel müdürü ve ETF Araştırması başkanı Adam Perlaky yaptığı açıklamada şu hususlara değiniyor:

Avrupa Merkez Bankası ve ABD Federal Rezervi tarafından açıklanan büyük ekonomik politika değişiklikleri nedeniyle, getiriler üçüncü çeyrekte en yüksek seviyesine yükseldi. Buna karşılık, mevcut ABD enflasyon beklentileri göz önüne alındığında, reel getiriler esas olarak nominal getirilerle bağlantılı olarak arttığı için dolar güçlendi. Bu faktörler nedeniyle, Avrupa ve Kuzey Amerika fonları nihayetinde geçen ay küresel altın ETF çıkışlarını hızlandırdı.

“Piyasa oynaklığı arttıkça altın portföyde önemli bir rol oynar”

WGC, geçen ay girişlerin görüldüğü tek bölgenin Asya olduğunu söylüyor. Asya merkezli ETF’ler 2,4 ton giriş bildirdi. Analistler raporda, Evergrande likidite krizinin hisse senedi piyasalarını sarsması nedeniyle, değerli metalin artan belirsizlikten fayda sağladığını belirtiyor. WGC ayrıca, Hindistan merkezli ETF’lerin varlıklarının 2013’ten bu yana en yüksek seviyeye yükseldiğini kaydediyor.

Öte yandan Adam Perlaky, düşük maliyetli ETF’lerin yatırımcıları çekmeye devam ettiğini de kaydediyor. Sektör şu anda küresel pazarın yaklaşık %6’sını temsil ediyor. Adam Perlaky, artan tahvil getirilerine rağmen, özellikle piyasa oynaklığı arttıkça altının portföyde hala önemli bir rol oynadığını söylüyor:

Enflasyonun beklenenden daha az geçici olabileceği endişeleriyle ortaya çıkan bazı merkez bankalarının şahin yaklaşımları, altın için ters rüzgarlar yaratabilir. Ancak, özellikle yatırımcılar potansiyel stagflasyonda gezinmeye çalışırken, portföy koruması ve çeşitlendirme ihtiyacı sabit kalıyor. Enflasyon yükselirken ekonomik toparlanma yavaşlarsa, savunma varlıkları tarihsel olarak stagflasyon ortamında en iyi performans gösterenler olduğu için altının portföy değeri odak haline gelecektir.

Bir cevap yazın